
Smear testi, rahim ağzı kanseri taramasında kullanılan en önemli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Ankara’da smear testi yaptırmak isteyen kadınlar için testin nasıl uygulandığı, kimlere önerildiği ve sonuçların nasıl değerlendirildiği sık merak edilen konular arasındadır. Rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin erken dönemde saptanmasını sağlayan smear testi, düzenli tarama programlarının önemli bir parçasıdır. Bu yazıda Ankara smear testi hakkında merak edilen sorulara güncel bilgiler ışığında yanıt vermeye çalışacağım.
PAP SMEAR testi olarak adlandırılan smear testi ; rahim ağzındaki hücrelerin mikroskop altında incelenerek kanser öncüsü ve kanserli hücrelerin erken dönemde yakalanmasını sağlayan bir tarama testidir.İlk olarak 1920 li yıllarda Dr. George Papanicolaou tarafından çalışmaları başlatılmış ve ancak 1940 lı yıllarda yaygın olarak klinik uygulamaya girmiştir.Önceleri rahim ağzından bir fırça yardımıyla alınan sürüntü örneğinin cam üzerine yayılarak (lam) incelenmesi esasına dayanan ve PAP smear olarak adlandırılan bu test ,günümüzde sıvı bazlı sitoloji veya kısaca PAP test olarak adlandırılır.
Alınma yöntemi aynıdr, sadece alınan örnek cam üzerinde değil özel bir sıvı içinde incelemeye gönderilir. Mikroskop altında incelenen örnekte hücrelerde kanser öncesi bir değişim olup olmadığı incelenir ve özel bir sistemle raporlanır. Rapor muayeneyi yapan ve örneği alan doktor tarafından değerlendirilir.Ankara’daki kliniğimizde de sıvı bazlı sitoloji tekniği ile smear testi alınıp anlaşmalı laboratuvarımızda deneyimli patologlar tarafından incelenmekte ve rapor edilmektedir.
Çoğu kanser türünde olduğu gibi rahim ağzı kanseri de klinik belirti vermeden yıllar öncesinde hücresel değişiklikler ile başlar.Malesef ki rahim ağzı kanseri klinik olarak belirti verdiğinde tedavi süreci oldukça zor ve başarı şansı düşük olan bir kanser türüdür.Smear testi kanser öncüsü hücresel değişiklikleri erken saptamada oldukça başarılı bir tarama testidir.Yani Smear testi kanser öncüsü hücresel değişimleri saptayarak ,erken dönemde tedavisini yapıp rahim ağzı kanserini önlemek için yapılır.

İlk cinsel ilişkiden sonraki ikinci yıl SMEAR taramalarına başlanır ve bütün kadınlara önerilir.Taramaların sıklığı ;
20-29 yaş arasında yılda bir veya 3 yılda bir(risk faktörlerine göre doktor tarafından belirlenir )
30-65 yaş arası HPV DNA testi ile birlikte (co-test) yapılarak sonuç negatifse 3 veya 5 yılda bir tekrarlanır.
65 yaş üstü ise düzenli ve temiz bir tarama testi geçmişi olan kadınlarda taramaya son verilebilir.
Bu klasik algoritmaya rağmen taramaların ne sıklıkta yapılacağı, yaş aralığına,semptomlara, cinsel aktiviteye ve diğer risk faktörlerine göre takibi yürüten doktor tarafından belirlenmelidir.
Hasta jinekolojik muayene masasında litotomi (bacaklar iki yana açık)pozisyonunda hazırlanır.
Spekulum denen özel alet yardımıyla rahim ağzı görünür hale getirilir.
Ucunda fırçası olan özel tek kullanımlık aplikatör ile rahim ağzından sürüntü örneği alınır
Örnek özel bir sıvı içine konularak patoloji uzmanı doktor tarafından incelenmek üzere laboratuvara gönderilir.
Smear testi için özel bir zamanlama, açlık tokluk gibi bir şart aranmaz, rutin jinekolojik muayene esnasında alınabilir. Ancak tercihen regl sonrası ilk bir hafta içinde ve ilişkinin üzerinden 24-48 saat geçmesi daha uygun olur. Regl dönemindeki kan hücreleri tanıyı güçleştireceği için regl döneminde alınmaz .
Alınan numuneler Patoloji laboratuvarında , Patoloji uzmanı doktor tarafından mikroskop altında incelenir ve raporlanır. Raporlamada uluslararası standart bir sistem olan BETHESDA sistemi kullanılır..Bu sistemde numunenin inceleme için yeterli olup olmadığı ve hücre anormallikleri değerlendirilir.Hücre anormalliklerinin sınıflaması ise şu şekildedir;
İncelenen hücrelerde intraepitelyal lezyon ( malignite öncesi ) veya malignite rastlanmamıştır.
Hücrelerde önemi belirlenemeyen atipik değişiklikler . Bu değişiklikler enfeksiyon, menopoza bağlı kuruluk vs kaynaklı olabildiği gibi,HPV virüsünün yaptığı değişiklikler de olabilir. En yaygın anormal PAP smear tanısıdır.
Düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon ,çoğunlukla yüksek riskli HPV türlerinin oluşturduğu hafif dereceli kanser öncüsü değişikliklerdir.Çoğunlukla geçicidir ancak yakın takip gerekir.Bu lezyonları ancak dörtte biri yüksek dereceli lezyona ilerlemektedir. Yaklaşık iki yıl içinde lezyonların %85 inden fazlası gerilemektedir.
Yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon. Yıllar içinde kansere dönüşme ihtimali yüksek olan lezyonlardır ve kesinlikle kolposkopi ve biyopsi gibi daha ileri tetkikler gereklidir.Çoğunlukla yüksek riskli HPV enfeksiyonu ile ilişkilidir.
Servikal kanserin önemli ölçüde ilerlemiş olduğunu ifade eder ve çoğu zaman bu aşamada klinik bulgular ortaya çıkmıştır ( Anormal kanamalar, ilişki sonrası kanamalar, anormal ve kokulu akıntı vs)
Her iki testin alınma şekli ve yeri(rahim ağzı ) aynı olmakla birlikte tamamen farklı testlerdir.PAP smear testinde rahim ağzından alınan hücre örnekleri mikroskop altında incelenerek, hücrelerde oluşan değişikliklere göre enfeksiyon, kanser öncüsü değişimler (prekanseröz) veya kanser taraması yapılır.
HPV DNA testinde ise rahim ağzından alınan sürüntü ve hücrelerde PCR(polimeraz zincir reaksiyonu) yöntemi ile HPV virüsünün olup olmadığı araştırılır.HPV virüsü pozitif ise tiplendirme de yapılabilir. Yani smear testi dokunun patolojik inceleme yöntemi iken HPV DNA testi genetik bir virüs tarama yöntemidir.
PAP smear testi Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından alınıp , patoloji laboratuvarlarında incelenen bir testtir. Ankara ‘da KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM BÖLÜMÜ ve yeterli donanıma sahip laboratuvarı olan resmi ve özel sağlık kuruluşlarında ,özel muayenehanelerde yapılabilir.
Ankara smear testi fiyatları; testin yapıldığı sağlık kuruluşuna, kullanılan laboratuvar yöntemine ve HPV DNA testi gibi ek incelemelerin yapılıp yapılmamasına göre değişiklik gösterebilir. Smear testi tek başına uygulanabileceği gibi bazı durumlarda HPV DNA testi ile birlikte değerlendirilerek daha kapsamlı bir tarama yapılabilir.
Test ücretleri zaman içerisinde değişebileceğinden güncel fiyat bilgisi için sağlık kuruluşu ile doğrudan iletişime geçilmesi daha doğru olacaktır. Smear testi, rahim ağzı kanserinin erken tanısında önemli bir tarama yöntemi olduğu için yalnızca fiyat odaklı değil, testin uygun koşullarda alınması ve deneyimli laboratuvarlarda değerlendirilmesi açısından da değerlendirilmelidir.
Evet. Özellikle 30 yaş ve üzerindeki kadınlarda smear testi ve HPV DNA testi birlikte uygulanabilmektedir. Tıpta “co-test” olarak adlandırılan bu yaklaşım, rahim ağzı kanseri taramasında daha kapsamlı bilgi elde edilmesini sağlar. Smear testi hücrelerde oluşan değişiklikleri araştırırken, HPV DNA testi bu değişikliklere neden olabilen yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını değerlendirir. Ankara’da smear testi yaptıran birçok kadın için yaş, risk faktörleri ve önceki test sonuçlarına göre her iki testin birlikte uygulanması önerilebilmektedir. Hangi yöntemin uygun olduğuna muayene sonrasında kadın hastalıkları ve doğum uzmanı karar vermektedir.
Smear testi rutin jinekolojik muayene sırasında kolayca yapılabilen bir testtir. Herhangi bir kesi yapılmaz, biopsi (parça alma ) işlemi değildir.Boğaz kültürü gibi bir sürüntü alma işlemidir. Zaten rahim ağzı bölgesi doku olarak ağrıya ve dokunmaya duyarlı bir bölge değildir.
21 yaşından itibaren cinsel aktif kadınlar tarama programına alınmalıdır.Rutin uygulama bu şekilde olmasına rağmen doktor tarafından gerekli görülürse daha erken yaşlarda da yapılabilir.
Çalışılan labaratuvarın yoğunluğuna bağlı olarak 3 ila 7 gün içinde raporlanabilir.
Regl dönemi olmamak
işlem öncesi 24 -48 saat cinsel ilişkide bulunmamak
işlem öncesi vajinal duş, fitil vs kimyasal ve kozmetik bir uygulama yapmamak
Pozitif sonuçlar büyük olasılıkla HPV virüsü kaynaklı olabildiği için öncelikle HPV DNA testi ve sonuca göre gerekirse kolposkopi ve/veya biyopsi yapılmalıdır.
Hayır aynı değil ama birbirini tamamlayan testlerdir.Smear testi hücresel değişimleri inceleyen bir test iken HPV DNA testi virüs tarama testidir.
Smear testi yalnızca evli kadınlara yapılan bir test değildir. Cinsel olarak aktif olan kadınlarda medeni durumdan bağımsız olarak smear testi yapılabilir. Rahim ağzı kanseri gelişiminde en önemli risk faktörlerinden biri HPV enfeksiyonu olduğu için tarama kararı kişinin yaşı, cinsel yaşamı, şikayetleri ve risk faktörleri dikkate alınarak verilmelidir. Özellikle cinsel aktif kadınlarda düzenli kadın sağlığı kontrolü kapsamında smear testi değerlendirilmesi önerilmektedir.
Eğer gerekli görülürse hamilelik döneminde smear testi yapılabilir. Smear testi anneye veya bebeğe zarar veren bir işlem değildir. Özellikle daha önce düzenli tarama yaptırmamış kişilerde veya rahim ağzı değerlendirmesinin gerekli olduğu durumlarda gebelik sırasında smear örneği alınabilir. Ancak testin uygulanma zamanı ve gerekliliği gebeliğin haftasına, hastanın öyküsüne ve doktorun değerlendirmesine göre belirlenmelidir.
Evet. HPV aşısı rahim ağzı kanserine karşı önemli koruma sağlasa da tüm HPV tiplerine karşı yüzde yüz koruma sağlamaz. Bu nedenle HPV aşısı yaptırmış kadınların da önerilen tarama programlarına uyması ve düzenli smear testi yaptırması gerekir. Günümüzde rahim ağzı kanserinden korunmada en etkili yaklaşım; HPV aşısı, düzenli smear testi ve gerekli durumlarda HPV DNA testinin birlikte uygulanmasıdır. Bu nedenle aşılanmış olmak, tarama programlarının bırakılması gerektiği anlamına gelmez.
Ankara’da smear testi, rahim ağzı kanser tarama testi, HPV DNA testi ve kolposkopi değerlendirmesi ile ilgili bilgi almak, muayene ve değerlendirme kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Günnur Yüceden randevu oluşturmak için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.