Kolposkopi; rahim ağzı, vajina ve vulvanın özel ışıklı ve büyüteçli bir cihaz yardımıyla detaylı olarak incelenmesini sağlayan tanısal bir işlemdir. Ankara’da kolposkopi genellikle anormal smear sonucu, yüksek riskli HPV pozitifliği veya muayenede şüpheli rahim ağzı bulgusu saptanan hastalarda uygulanır.
Kolposkopi ilk kez 1925 yılında Hans Hinselmann tarafından rahim ağzı kanserinin erken tanısına yardımcı olmak amacıyla tanımlanmıştır. Günümüzde deneyimli hekimler tarafından uygulandığında rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin değerlendirilmesinde, gerekli durumlarda doğru bölgeden biyopsi alınmasında ve tedavi sonrası takipte önemli bir yöntemdir.
Bu yazıda kolposkopi nedir, kimlere önerilir, nasıl yapılır, biyopsi ne zaman alınır ve Ankara’da kolposkopi yaptırırken nelere dikkat edilmelidir sorularını sade şekilde ele alacağım.
Kolposkopi, kolposkop adı verilen özel ışıklı ve büyüteçli cihaz yardımıyla rahim ağzının detaylı olarak incelenmesidir. En sık rahim ağzındaki hücresel değişiklikleri değerlendirmek için kullanılır. Bununla birlikte vajina ve vulvadaki şüpheli lezyonların incelenmesinde de uygulanabilir.
Kolposkopi tek başına bir tedavi yöntemi değildir. Asıl amacı, şüpheli alanları daha net görmek ve gerekiyorsa doğru bölgeden biyopsi alınmasını sağlamaktır.
Kolposkopi şu durumlarda yapılabilir:
Her anormal smear sonucunda aynı yaklaşım uygulanmaz. Kolposkopi kararı; hastanın yaşı, smear sonucu, HPV DNA sonucu, yüksek riskli HPV tipi varlığı ve muayene bulguları birlikte değerlendirilerek verilir.
Smear sonucu;
ASC-US veya LSIL gibi düşük dereceli smear anormalliklerinde yaklaşım; hastanın yaşı, HPV DNA sonucu ve önceki tarama öyküsüne göre belirlenir. Bazı hastalarda takip yeterli olabilirken, yüksek riskli HPV pozitifliği veya sonucun devam etmesi durumunda kolposkopi önerilebilir.
ASC-H (yüksek dereceli lezyonun dışlanamadığı atipik skuamöz hücreler) veya HSIL (yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon) gibi yüksek riskli smear sonuçlarında kolposkopi önerilir.
Smear ve HPV DNA sonucu negatif olsa bile bazı klinik durumlarda kolposkopi önerilebilir. Cinsel ilişki sonrası kanama, menopoz sonrası anormal kanama veya muayene sırasında şüpheli rahim ağzı bulgusu saptanması bu duruma örnektir. Ayrıca vulva ve vajinada şüpheli lezyon, renk değişikliği veya tedavi sonrası takip gerektiren durumlarda da kolposkopi ile değerlendirme yapılabilir.
Kolposkopi yapılacak hasta jinekolojik muayene masasına litotomi pozisyonunda hazırlanır. Spekulum yardımıyla rahim ağzı görünür hale getirilir. Kolposkopi cihazı bölgeye yaklaştırılır. Rahim ağzı %5 asetik asit solüsyonu ile silinir. Böylece hem bölgedeki mukus eritilir hem de rahim ağzındaki displazik (hasarlı) hücreler suyunu kaybedip beyaz bir renk alırlar. (asetowhite alan) Bazı durumlarda lugol solüsyonu dediğimiz iyotlu bir sıvı da bölgeye uygulanabilir. Displazik hücreler iyotu almayacağı için daha açık sarı renk oluştururlar.
(Schiller testi) Asetowhite ve Schiller testinin amacı biyopsi alınacak lezyonlu bölgenin tam tespitine olanak sağlamasıdır. Gerekli bölgelerden biyopsi alındıktan sonra kanama kontrolü yapılır. Beklenenden fazla kanama olursa Monsel solüsyonu, gümüş nitrat çubuklar veya koter ile durdurulur. Alınan materyaller ayrı patoloji kaplarına koyularak ve hangi bölgeden alındıkları kaydedilerek patoloji laboratuvarına gönderilir.
Kolposkopi cihazlarında anormal damarsal yapıları görmek üzere değişik ışık filtreleri vardır. Lezyonları net görüntülemek için değişik büyütme ayarları da olmalıdır. Kullanılan merceğe, ışık kaynağına, görüntüleri kaydeden ekran ve kamera sistemlerine göre değişen kolposkoplar mevcuttur.
Evet kolposkopi sırasında biyopsi alınır. Zaten işlemin asıl amacı rahim ağzında etkilenen bölgeleri tespit edip varsa doğru yerden biyopsi alınmasına yardımcı olmaktır. Böylece hem gereksiz biyopsilerin önüne geçilmekte hem de rastgele biyopsi ile lezyonların atlanmasına engel olmaktadır.
Kolposkopi yapan deneyimli bir kolposkopist (jinekoloji uzmanı veya jinekolojik onkolog) gerekli gördüğü bölgelerden biyopsi alır. Aynı zamanda gördüğü lezyonların damarsal yapısını da değerlendirir ve patoloji tanısından önce bir öngörüsü olur. Aldığı biyopsileri hangi bölgeden aldığını ve lezyonun yapısını kaydederek patoloji uzmanını bilgilendirir.
Patoloji sonucunun sınıflandırılması genel olarak şu şekildedir:
Bu sonuçlar mevcut klinik bulgular eşliğinde kolposkopiyi yapan uzman tarafından değerlendirilir ve tedavi planı yapılır.
Kolposkopi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, işlem sırasında biyopsi alınıp alınmadığına göre değişir. Sadece inceleme yapıldıysa genellikle kısa süreli hafif lekelenme veya yanma hissi olabilir. Biyopsi alındıysa birkaç gün lekelenme tarzında kanama görülebilir.
Biyopsi sonrası doktorun önerdiği süre boyunca cinsel ilişkiden, tampon kullanımından, vajinal duştan, havuz ve denizden kaçınılmalıdır. Şiddetli kanama, kötü kokulu akıntı, ateş veya artan kasık ağrısı olursa doktora başvurulmalıdır.
Ankara’da kolposkopi; kadın hastalıkları ve doğum bölümü bulunan hastanelerde, uygun ekipmana sahip özel kliniklerde ve muayenehanelerde yapılabilir. İşlemin deneyimli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı veya jinekolojik onkoloji alanında tecrübeli bir hekim tarafından yapılması önemlidir.
Kolposkopi yaptırmadan önce kullanılan cihazın görüntü kalitesi, biyopsi alma imkânı, patoloji sürecinin güvenilirliği ve hekimin bu alandaki deneyimi dikkate alınmalıdır.
Kolposkopi işlemi genellikle acılı bir işlem değildir. Rahim ağzı bölgesi yapı olarak sinir uçları bakımından hassas değildir. Ancak işlemde rahim ağzını görünür hale getirmek için kullanılan spekulum denilen muayene aletinin yaptığı gerilme, baskı, kullanılan solüsyonların hafif bir yanma hissi ve biyopsi alınırken kasıklarda bir batma ve geçici ağrı hissi olabilir. Dolayısıyla rutinde işlem için anesteziye gerek yoktur. Ancak hem işlemden hem de sonuçtan duyulan kaygı ve gerginlik hastayı tedirgin ediyor ve ağrı eşiğini düşürüyor ise kısa süreli bir sedasyon uygulanabilir.
Kolposkopi minimum 10 dk maksimum 30 dk sürer. Hazırlık, gözlem, gerekli ise biyopsi ve sonrası kanama kontrolü bu süreyi belirleyen faktörlerdir.
Kolposkopi sırasında biyopsi alındı ise işlem sonrası birkaç gün lekelenme şeklinde kanamalar olabilir, ancak şiddetli ve aktif bir kanama beklenmez.
Kolposkopinin yapılış amacı rahim ağzındaki şüpheli değişikliklerin (anormal Pap smear taraması sonucu veya yüksek riskli HPV virüsünün yol açtığı) kesin tanısını koymak olduğu için biyopsi alınır. Çünkü kolposkopide smear testi ile gözden kaçan değişiklikler özel büyüteç, ışık ve solüsyonlarla (%5 asetik asit, lugol) görünür hale gelir ve buradan yapılacak biyopsi kesin tanıyı koydurur.
Kolposkopiyi yapan doktor işlem esnasında ve sonrasında klinik izlemini ve ön tanıyı paylaşmakla birlikte, kesin tanı biyopsi sonucuna göre konur. Bu süre de 3-10 gün arasındadır.
Kolposkopi sırasında biyopsi alınmadı ise 24-48 saat sonra cinsel ilişki serbesttir. Ancak biyopsi yapıldı ise biyopsinin derinliğine göre değişen 1-3 hafta cinsel ilişki yasaklanır.